Şubat 1990da Adobe firması, Photoshop 1.0ı piyasaya sürmüştü. Dönüp şöyle geriye baktığımızda 1990 dün gibi geliyor. Ancak Photoshopun günümüzde geldiği noktaya bakınca geçen zamanın hayatımızda ne gibi farklar yarattığını, ne çok yenilikler katmış olduğunu görebiliyoruz. Dosyamızda, dünya standardı olarak grafik tasarımın yakın tarihine damgasını vuran Photoshopun, 1.0 sürümünden bu yana süregelen yeniliklerinin yanı sıra, yazılımın geçirdiği ****morfozun heyecan verici serüvenini bulacaksınız. Üstelik dosyamızın sonunda Adobenin henüz duyurduğu Photoshop 7.0 sürümünün yeniliklerini de bulabilirsiniz.
Hikayemiz 1978 yılında başlıyor. O zamanlar Amerikanın Michigan eyaletindeki Ann Arbor isimli bir şehirde akademisyen olan Glenn Knoll, evinin bodrumunda karanlık odası bulunan teknoloji düşkünü bir fotoğraf uzmanıdır. Kişisel bilgisayarların yeni yeni evlere girmeye başladığı bu dönemde kendine bir Apple II Plus alan Glenn Knollun John ve Thomas isimli iki oğlu da, her akşam eve araştırma projeleriyle gelen babalarının bu ilgisinden de hız alarak karanlık oda ve Apple IInin müdavimleri haline geldiler. Thomas o zamanlardan Fotoğrafçılık lise yıllarımda hobimdi. Babamın karanlık odasında renkli ve siyah-beyaz baskı yapmayı, renkleri ve kontrastı ayarlamayı öğrendim. diye bahsediyor.
Thomas karanlık odada fotoğrafçılık konusunda uzmanlaşırken Johnun ilgisi başka bir noktaya yönelmişti: Apple II Plus. John, ilgisini fazlasıyla çeken bu makine hakkında bakın ne diyor: İlk kez gerçek bir bilgisayarın başına oturup kullanmam 1978 yılında oldu. O zamanlar 16 yaşındaydım ve kullandığım bilgisayar babamın eve aldığı 64KB RAMi olan Apple II Plustı.
Sonraki yıllarda da Maclerle fazlasıyla haşır neşir olacak olan John, aklından çıkmadığını söylediği bir anısından bahsederken 1984 yılında Time dergisinde Macintosh hakkında bir yazı okumuştum ve resmen çarpılmıştım. diyor ve ekliyor: Zaten o olaydan birkaç ay sonra, piyasaya yeni çıkmış olan Macintoshlardan bir tane satın aldım.
Karanlık odada elle yapılan işleri daha çok seven Thomas bile bilgisayarlara ve programcılığa ilgi duymaya başladı ve 1987de kendine bir Macintosh Plus satın aldı. Thomas dijital imajların işlenmesi konulu doktora tezini Maciyle hazırlamaya başladı. Ancak bu aşamada büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldı, çünkü Mac, Thomasın kullandığı imajlarda gri skala seviyelerini görüntüleyemiyordu. Sorunu çözebilmek için Thomas, gri skala efekti simule eden bir alt rutin programlamaya koyuldu.
Bir Grafik İşleme Yazılımı Doğuyor
Thomasın tezi dolayısıyla daha fazla alt rutin programlaması gerekti ve farklı işlere yarayan pek çok imaj işleme programcığı ortaya çıktı. Bu progr+++++lar, o sırada Californiada Industrial Light and Magic (ILM) firmasında çalışan Johnun Ann Arbora yaptığı bir ziyaret sırasında dikkatini çeker. John bu konuyla ilgili olarak Thomasın yaptığı iş, dijitize edilmiş bir görüntü içinde, önceden tanımlanmış bir objeyi tanıyabilmeye dayanıyordu. Bu tip bir işin temelinde imaj işleme yatıyordu ve Tom bir çok imaj işleme programcığı yazmıştı. John, Thomasın çalışmalarını, kendi çalıştığı firmada gördüğü Pixar isimli bir bilgisayarın imaj işleme araçlarına çok benzetir. Pixarda kullanılan Unix C shell komut satırına benzer bir yapıda olan progr+++++ları Thomas bir araya getirip Display isimli bir uygulama programı yaratır ve iki kardeş Californiadaki ILMnin yolunu tutarlar.
Display gayet güzel çalışıyordu ancak Johnun Displayle ilgili planları bu kadar değildi: Daha fazlasını istiyordum. Örneğin Display imajları değişik formatlarda kaydedebilse ve ben başka yazılımlarda bunları basabilsem nasıl olurdu, gibi... ILMnin grafik departmanından birkaç imaj getirdim ve ekranımda çok karanlık görünüyorlardı, birden gamma düzeltme araçlarına ihtiyaç duyuyor olduğuma karar verdim.
Thomas, John'un ricalarına rağmen, kişisel bilgisayar üzerinde imaj düzenleme yapabilme fikri, aklını çelmeye başlamıştı; Thomas, Photoshop için daha fazla zaman ayırmanın yollarını aramaya başlamıştı.
Displayin iyileştirme süreci bir süre daha devam etti ve uygulamanın gelişmiş sürümüne 1988 yılında ImagePro adını verdiler. Bu noktada John, Thomasa ImageProyu ticari bir yazılım haline getirmelerini önermeye başlamıştı.
Üniversitenin verdiği bursu tüketen ve üstüne üstlük eşi hamile olan Thomas, yaptığı işi tamamlayıp bir an önce bir iş bulma derdine düşer. 1988 başlarında, ImagePronun Beta sürümünü altı ay içinde tamamlamaya karar verir. Bu süre, Silikon Vadisinde müşteri aramak için de iyi bir fırsat yaratır.
Photoshop, İsmine Kavuşuyor
Thomas yazılımına isim bulmak konusunda sıkıntı çekiyordu çünkü bulduğu her isim daha önce alınmış oluyordu. Bu sıkıntısından bahsettiği bir arkadaşı ona Photoshop ismini önerdi ve yazılımın bundan sonra dünyaya damgasını vuracak olan ismi keşfedilmiş oldu.
Thomas, Photoshop'un önemi anladığını gören firmalar ile ilk temaslarda zorlandı, çünkü SuperMac'ın PixelPaint ile entegrasyonu planlarını, bir benzeri olan Aldus'un da mevcut uygulamasının varlığı engellemişti, ancak Adobe'nin ilgisi Thomas'ın Ann Arbor'a dönerek yazılımı tekrar çalışmaya devam etmeye karar vermesini sağladı ve John, yazılımın demolarını firmalar ile paylaşmaya devam etti, Thomas'tan programın gelişimine yeni özellikler eklemesini istiyordu, ayrıca bir küçük rehber bile hazırl
Sonunda Silikon Vadisinde Barneyscan isimli bir firma kısa vadeli bir teklifle geldi. Buna göre Barneyscan, slayt tarayıcıları ile birlikte yazılımı ücretsiz olarak Barneyscan XP ismiyle dağıtacaktı. Photoshop sürüm 0.87nin yaklaşık 200 adet kopyası Barneyscan tarayıcılarla dağıtıldı.
John, Applea da Photoshopu tanıtmaya gitti ve yazılım çok ilgi gördü. Mühendisler yazılıma hayran kaldıklarını belirttiler ve Johna birkaç kopya bırakmasını rica ettiler.
Eylül 1988, Knoll kardeşlerin şansının döndüğü aydı. John, Adobe firmasının tasarım ekibine bir demo sunumu gerçekleştirdi ve firma yetkilileri üründen fazlasıyla memnun kaldılar. Özellikle Adobenin art direktörü Russell Brown Photoshoptan oldukça etkilendi. O sıralar Adobenin, Letraset firmasıyla ColorStudio isimli yazılımı geliştirme konusunda anlaşması vardı ancak daha sonra Photoshopun daha çok ümit vaat ettiği kanısı ağır bastı ve Adobe, kısa süre içerisinde Photoshopun dağıtımı konusunda Knoll kardeşlerle bir lisans sözleşmesi imzaladı. 1990 yılının Şubat ayında, 10 aylık bir geliştirilme sürecinin ardından Photoshop 1.0 nihayet piyasaya sürüldü.
Anlaşmadaki en önemli nokta, anlaşmanın dağıtım lisansı üzerine olmasıydı. Adobe uzun yıllar yazılımı satın almayarak sadece dağıttı. Daha sonra Photoshop başarılı biçimde kendini göstermeye başlayınca Adobe yazılımı satın aldı ve ismini değiştirmedi. Thomas, Ann Arborda yazılımı geliştirmeye devam ederken John da Californiada plug-inler yazıyordu. Plug-inlerin de oldukça ilginç bir öyküsü var: Kimi Adobe yetkilileri Johnun yazdığı plug-inlerin ciddi bir yazılımın ayrı bir özelliği olarak lanse edilmesinin yakışık almayacağını, bunların yutturmaca gibi görüneceğini iddia ettiler. Bu yüzden John, yaptığı işleri Photoshopa sinsice sokabileceği bir yol bulmak zorunda kaldı. Zaman içinde bunlar Photoshopun en güçlü araçları haline geldiler.
Photoshopun ilk sürümlerinde birçok hata vardı, hatta birçok kullanıcı 1.0.7 sürümünden sonra Photoshop kullanmaktan vazgeçti. Yine de Photoshopun yakaladığı başarı takdire değerdi ve o zamanlar en büyük rakibi olan ColorStudio yazılımından kolay kullanımı ve verimli program koduyla öne çıkıyordu. ColorStudionun Photoshopta olmayan pek çok özelliği vardı ancak pazarlama konusunda en önemli dezavantajı Letrasetin yazılımı özel kullanıcılar için özel bir uygulama olarak konumlandırmış olmasıydı. Bunun tersine Photoshop, Macintoshu olan herkesin kullanabileceği bir yazılım olarak lanse ediliyordu. Photoshopun bir şansı da, masaüstü yayıncılığın yeni yeni alevlenmeye başladığı döneme denk gelmesiydi. Adobenin gizli silahı Russell Brown, birçok mecrada Photoshopu anlatıyor, demolarını sunuyor, Photoshop diye sıkı bir yazılım var, duydunuz mu? cümlelerinin kulaktan kulağa yayılmasına önayak oluyordu. Artık Photoshop bir dünya standardı haline gelmeye başlamıştı.
Yeni Sürümler, Yeni Özellikler
Photoshopun yeni sürümlerinin üzerinde çalışan tek kişi Thomas Knolldu. Adobe, yeni mühendislere ihtiyaç olduğuna karar vererek Mark Hamburgu kiralamaya karar verdi. Knoll gibi Michigan Üniversitesi mezunu olan Hamburg, daha önce Full Write yazılımı için Bézier Path eğrilerini uyarlamıştı ve Adobe, Hamburgu 2.0 sürümü için Path Adam olarak kiraladı.
Hamburg ile Photoshop 2.0a birçok güçlü araç da katılmış oldu. 2.0ın belli başlı özellikleri arasında Illustrator dosyalarını raster etme aracı, CMYK desteği, duotonlar ve path çizimleri yapılan Pen aracını sayabiliriz. Hamburgun getirdiği ilk ve çok önemli yenilik ise, Photoshopa ayrılan belleğin 2 megabayttan 4 megabayta çıkarılması konusunda getirdiği öneri oldu. Bu sayede yazılım belirgin şekilde hızlı ve stabil çalışmaya başladı. Photoshop 2.0, Haziran 1991de satışa sunuldu.
Photoshop 2.0 ile renk ayrımlarının devrim niteliği ile masaüstü yayıncılık endüstrisi çok hızlı bir şekilde yazılımın önünü açarken, yeni mezun mühendislerin katılımı da Photoshop'un gücünü önemli ölçüde artırıyor.
Bu aşamada Windows platformuna da destek verilmesi gündeme geldi ve ürün Mac ve Windows platformlarına yönelik iki ana grubun sorumluluğuna verildi. Windows tarafının gelişmesi, Thomas Knollun orijinal kodunun tekrar yazılma süreciyle böylece başlamış oldu. Photoshopun 2.5 sürümü hem Mac hem de PC için geliştirilmeye başlandı. Yeni sürüme oldukça önemli yenilikler katılmasına rağmen neden sürüm numarası olarak 3.0 değil de 2.5 verildiği ise tam olarak bilinmiyor. Yeni sürümdeki yenilikler arasında meşhur paletli yapıyı, 16 bit dosya desteğini ve Windows sürümünün çıkmış olmasını sayabiliriz.
Ancak Photoshopun 2.5 sürümünde bir bellek hatası vardı ve anında kullanıcılarından tepki almıştı. Problemin çözümü için teknik ekip anında işe koyuldu, hatta sorunun kaynağına inebilmek için müşteriler tek tek aranarak hangi işi yaparken hangi noktada sorunla karşılaştıkları soruldu ve alınan cevaplar doğrultusunda bir yol izlendi. Problem tespit edilip ortadan kaldırılınca 2.5.1 sürümü geçerli sürüm olarak piyasaya sürüldü. Bu sürümün en önemli özelliği, Appleın yeni ve hızlı çip mimarisi PowerPC ile uyumlu çalışan ilk uygulama olmasıydı. Power PC desteği bir plug-in ile sağlanmıştı.
Daha 2.5 sürümü tamamlanmadan çalışmaları başlanmış olan sürüm 3.0da Thomas Knollun getirdiği bir yenilik, yazılımın tarihinde dönüm noktası oldu. Bu yeniliğin adı Layers idi ve imajları katmanlı bir yapıda birbirinden ayrı tutarak çalışabilme esasına dayanıyordu. O zamanlar Photohop Katili olarak lanse edilen Live Picture da layers desteği veriyordu ve Photoshop 3.0ın özellikleri arasında katman desteğinin geçiyor olması bu özelliğin Live Picturedan çalındığı söylentilerini doğurdu. Ancak gerçekte katman teknolojisi Thomas Knollun uzun süreden beri, hatta Live Picture adını bile duymadan önce üzerinde çalıştığı bir projeydi. Sürüm 3.0, 1994 Eylülünde satışa sunuldu.
Sürüm 3.0ın en büyük gafı, beta sürümlerdeki zaman sınırlayıcı kodun, satışa sunulan tam sürümde unutulmuş olması oldu. Adobe, hemen 3.0.1 güncellemesini hazırladı ve online olarak yayınladı, ayrıca ürünleri ücretsiz değiştireceğini de açıkladı. Birçok kullanıcı problemden haberdar olduğu için bu durum sıkıntı yaratmadan giderildi. Ancak ürünlerini değiştirmeyen ya da güncellemeyen kullanıcılar, 1 Ocak 1995 günü, süresi bittiği için artık yazılımlarını kullanamayacakları uyarısını aldılar. Ancak daha da beter bir durum Japon sürümünün 1 Şubat 1995 tarihinde, yani tam bir ay sonra, süre aşımı nedeniyle çalışmasını durdurması oldu. Anında 3.0.3 güncellemesini yayınlayan Adobe firmasından, bu olaydan sonra birçok mühendis işinden ayrılmak durumunda kaldı.
Firma için prestij sarsıcı bu durumlar yazılıma duyulan ilginin düşmesine neden olmasa da, özellikle Layers desteği yazılımın en güçlü itici motoru haline geldi ve kullananların ilgisini çekmeyi sürdürdü.
Photoshopun Fetret Devri
Photoshop 3.0 çeşitli açılarda üstün bir sürüm oldu. Birçok insan yazılımın daha nereye kadar geliştirilebileceğini merak ediyordu. Mühendis kadrosu iyice genişlemiş, Apple, IBM gibi büyük firmalardan bile isimler tayfaya katılmıştı. Ancak yeni sürüm geliştirme faaliyetleri yavaşlamıştı ve teknik ekip başka projelerde yer almaya başladıklarından ilgi kaybı başgösteriyordu. Ekibin ağır topları Thomas ve Hamburg başka projelere kafa yorarken, Johnston ve iki mühendis Adobeden ayrıldılar. Geliştirme çalışmaları neredeyse durma seviyesine gelince L+++in duruma el attı ve Hamburgun tavsiyelerini göz önüne alarak Photoshopun tüm arayüzünü elden geçirip yenileyecek bir arayüz tasarımcısı kiraladı. Tüm Adobe yazılımlarının arayüzlerinin birbirine benzetilmesi kararı alındı. Bu noktada Hamburg da ikna edilerek Photoshop mühendis ekibine yeniden katıldı. Photoshop kullancılarını yeni sürümde ilginç sürprizler bekliyordu.
Ekibe arayüz tasarımcısı olarak katılan Andrei Herasimchuk, bazı radikal önerilerle geldi. Lemkinin de cesaretlendirmesiyle arayüzde ciddi değişiklikler yapıldı. Kadroda herkes ayrı bir konuya el atmıştı ve Actions, Adjustment Layers, Grid, Guides gibi yenilikler bir bir yazılıma adapte edilmeye başlandı. Bu arada Hamburg, Free Transformu geliştirdi, Thomas Knoll da ekran önbellekleme sistemi ile yazılımın performansını arttırdı. Photoshop 4.0 olacak olan Büyük Elektrik Kedi uykusundan uyanmıştı.
Photoshop'un geliştiricileri daha önceki beta versiyonu "Big Electric Cat"ı yayınladıktan sonra bazı kullanıcılar, yeni özellikleri beğenmediler ve bu değişimlere karşı hayal kırıklığı yaşadılar. Daha sonra test ekibi kendini yeniliklere adapte etti, ancak medya bu değişimlere sıcak bakmadı. Bu olaydan sonra kullanıcılar firma üzerinde e-posta attackı gerçekleştirdi ve 1996 Kasım'ında yazılım piyasaya sunulduğunda ise kullanıcılar genel olarak "Neden eski düzen
Zaman içinde kullanıcılar yazılıma alıştıkça yapılan değişiklikler de onlar için anlam kazanmaya başladı. Herkes yapılanın yerinde olduğunu düşünmeye başlamıştı ve Photoshop 4.0, firmaya büyük bir finansal başarı kazandırdı.
Photoshop 5.0 için çalışmalar, 4.0 sürümü piyasaya çıkmadan önce başlamıştı. Bu sürümün en büyük ve en gizli özelliği, Undo (Geri Al) işlemlerinde radikal bir devrim olacak olan History (Geçmiş) paletiydi. Bu palet, çalışma aşamalarında istenen seviyeye geri dönebilmeyi, belli bir noktaya bakış atıp kalınan noktadan işe devam edebilmeyi ön gören bir özelliği kullanıcıya sunacaktı. Photoshop 5.0, Mayıs 1998de satışa sunuldu. Kullanıcıya getirdiği birkaç yenilik dışında en önemli özelliği tabii ki History paleti oldu. 5.0ın piyasaya sürülmesinden yaklaşık bir sene sonra 5.5 sürümü geldi ve gerçekten kayda değer bir başarı sağladı. Bu sürümde masaüstü yayıncılığın yeni kolu olan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Internete ve Web tasarımına yönelik araçlar da vardı. 5.5 ile birlikte Image Ready 2.0 yazılımı da ilk kez dağıtılmaya başlandı.
Photoshop, 2000 yılının sonlarında bomba bir çıkış yaparak 6.0 sürümünü duyurdu. Metin yazımı konusunda getirdiği yeniliklerle yazılan yazının imajın üzerinde düzenlenebilmesine izin verirken vektör desteği sayesinde harfler her ebatta kırıksız görülebiliyordu. Styles paleti ise imajlara anında kabartma, gölge, dolgu, kontur gibi efektleri uygulayabilmeye olanak veriyordu. Bunun yanı sıra yazılımın Web desteği oldukça güçlendirildi ve Image Ready 3.0 ile birlikte satışa sunuldu. Ayrıca eklenen Liquify (sıvılaştırma) adlı araç da piksellere, sanki imaj sıvıymış gibi davranabilmeye ve ilginç etkiler yaratmaya olanak tanıyordu.
Yeni Bir İşletim Sistemi
Yeni Bir Photoshop
Mac OS X için beklenen en önemli yazılımlardan birinin de Photoshop olduğu yadsınamaz. Adobenin nihayet Photoshopu karbonize ettiğini açıklaması, OS X kullanıcılarının özlemini bitirmiş oldu.
Yeni sürümün yeni özellikleri oldukça fazla. Adobe sonunda Photoshopa bir File Browser eklemiş. Böylelikle depolama birimleriniz içindeki imajların küçük bir önizlemesini görebiliyorsunuz. Seçili imajlar hakkında EXIF (hangi dijital kamerayla hangi pozlama değerlerinde çekildiği gibi bilgiler içeren header) dahil pek çok bilgiye ulaşabiliyor, dosyaları bitmiş iş, prova şeklinde kategorize edebiliyorsunuz. Resimleri tek bir tıklama ile File Browser üzerinden 90 ve 180 derece döndürebilmek mümkün olduğu gibi dosya isimleri de buradan değiştirilebiliyor.
İmajları elden geçirmek son sürümde bir zevk halini alıyor. Yazılıma eklenen yeni Heal (iyileştirme) ve patch (yama) araçları, imajlarda bu güne kadar Clone Stamp ile yapılan iyileştirme çalışmalarında büyük oranda kolaylık sağlayabilecek araçlar. Clone Stampten farklı olarak Heal aracıyla imajın üzerindeki karanlık ve aydınlık alanlara zarar vermeden düzenleme yapılabiliyor. Patch aracı ise seçilen bir alanı, en optimum düzeyde dokulandırırken yine gölgelere ve ışık farkı olan alanlara dokunmuyor.
Yeni versiyon ile Photoshop, Web tasarımı konusunda ciddi bir yenilikçi olmuştur. Image Ready, şimdi 3.0'dan daha gelişmiş bir versiyon olan 7.0'ya yükselmiştir. Artık Photoshop, ImageReady'ın yardımıyla tek bir dokunuşla Web için transparan renklere sahip olan görüntüleri kaydedebilme özelliğine sahiptir. Web tasarımında Rollover butonlar hazırlanması da çok daha kolay hale gelmiştir, bu durum Dither transparanlık sayesinde, herhangi
Photoshopun çalışma alanına yenilikler gelmiş. Örneğin bir bilgisayarın birkaç kullanıcısı varsa bu kişiler kendi çalışma alanlarını kendilerine göre düzenleyip kaydedebilirler. Ya da kolaj için farklı, boyama için farklı araç kombinasyonları hazırlayıp bunları kullanabilmek mümkün. Özelleştirilebilir araç çubuğu ile belli araçları belli işleri yapabilir hale getirip (örneğin her seferinde 3 x 5 oranında Crop yapabilme gibi) bunu araç çubuğuna ekleyebiliyorsunuz. Böylece tek bir seçimle istediğiniz biçimde Crop moduna geçebilmek mümkün.
Hikayemiz 1978 yılında başlıyor. O zamanlar Amerikanın Michigan eyaletindeki Ann Arbor isimli bir şehirde akademisyen olan Glenn Knoll, evinin bodrumunda karanlık odası bulunan teknoloji düşkünü bir fotoğraf uzmanıdır. Kişisel bilgisayarların yeni yeni evlere girmeye başladığı bu dönemde kendine bir Apple II Plus alan Glenn Knollun John ve Thomas isimli iki oğlu da, her akşam eve araştırma projeleriyle gelen babalarının bu ilgisinden de hız alarak karanlık oda ve Apple IInin müdavimleri haline geldiler. Thomas o zamanlardan Fotoğrafçılık lise yıllarımda hobimdi. Babamın karanlık odasında renkli ve siyah-beyaz baskı yapmayı, renkleri ve kontrastı ayarlamayı öğrendim. diye bahsediyor.
Thomas karanlık odada fotoğrafçılık konusunda uzmanlaşırken Johnun ilgisi başka bir noktaya yönelmişti: Apple II Plus. John, ilgisini fazlasıyla çeken bu makine hakkında bakın ne diyor: İlk kez gerçek bir bilgisayarın başına oturup kullanmam 1978 yılında oldu. O zamanlar 16 yaşındaydım ve kullandığım bilgisayar babamın eve aldığı 64KB RAMi olan Apple II Plustı.
Sonraki yıllarda da Maclerle fazlasıyla haşır neşir olacak olan John, aklından çıkmadığını söylediği bir anısından bahsederken 1984 yılında Time dergisinde Macintosh hakkında bir yazı okumuştum ve resmen çarpılmıştım. diyor ve ekliyor: Zaten o olaydan birkaç ay sonra, piyasaya yeni çıkmış olan Macintoshlardan bir tane satın aldım.
Karanlık odada elle yapılan işleri daha çok seven Thomas bile bilgisayarlara ve programcılığa ilgi duymaya başladı ve 1987de kendine bir Macintosh Plus satın aldı. Thomas dijital imajların işlenmesi konulu doktora tezini Maciyle hazırlamaya başladı. Ancak bu aşamada büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldı, çünkü Mac, Thomasın kullandığı imajlarda gri skala seviyelerini görüntüleyemiyordu. Sorunu çözebilmek için Thomas, gri skala efekti simule eden bir alt rutin programlamaya koyuldu.
Bir Grafik İşleme Yazılımı Doğuyor
Thomasın tezi dolayısıyla daha fazla alt rutin programlaması gerekti ve farklı işlere yarayan pek çok imaj işleme programcığı ortaya çıktı. Bu progr+++++lar, o sırada Californiada Industrial Light and Magic (ILM) firmasında çalışan Johnun Ann Arbora yaptığı bir ziyaret sırasında dikkatini çeker. John bu konuyla ilgili olarak Thomasın yaptığı iş, dijitize edilmiş bir görüntü içinde, önceden tanımlanmış bir objeyi tanıyabilmeye dayanıyordu. Bu tip bir işin temelinde imaj işleme yatıyordu ve Tom bir çok imaj işleme programcığı yazmıştı. John, Thomasın çalışmalarını, kendi çalıştığı firmada gördüğü Pixar isimli bir bilgisayarın imaj işleme araçlarına çok benzetir. Pixarda kullanılan Unix C shell komut satırına benzer bir yapıda olan progr+++++ları Thomas bir araya getirip Display isimli bir uygulama programı yaratır ve iki kardeş Californiadaki ILMnin yolunu tutarlar.
Display gayet güzel çalışıyordu ancak Johnun Displayle ilgili planları bu kadar değildi: Daha fazlasını istiyordum. Örneğin Display imajları değişik formatlarda kaydedebilse ve ben başka yazılımlarda bunları basabilsem nasıl olurdu, gibi... ILMnin grafik departmanından birkaç imaj getirdim ve ekranımda çok karanlık görünüyorlardı, birden gamma düzeltme araçlarına ihtiyaç duyuyor olduğuma karar verdim.
Thomas, John'un ricalarına rağmen, kişisel bilgisayar üzerinde imaj düzenleme yapabilme fikri, aklını çelmeye başlamıştı; Thomas, Photoshop için daha fazla zaman ayırmanın yollarını aramaya başlamıştı.
Displayin iyileştirme süreci bir süre daha devam etti ve uygulamanın gelişmiş sürümüne 1988 yılında ImagePro adını verdiler. Bu noktada John, Thomasa ImageProyu ticari bir yazılım haline getirmelerini önermeye başlamıştı.
Üniversitenin verdiği bursu tüketen ve üstüne üstlük eşi hamile olan Thomas, yaptığı işi tamamlayıp bir an önce bir iş bulma derdine düşer. 1988 başlarında, ImagePronun Beta sürümünü altı ay içinde tamamlamaya karar verir. Bu süre, Silikon Vadisinde müşteri aramak için de iyi bir fırsat yaratır.
Photoshop, İsmine Kavuşuyor
Thomas yazılımına isim bulmak konusunda sıkıntı çekiyordu çünkü bulduğu her isim daha önce alınmış oluyordu. Bu sıkıntısından bahsettiği bir arkadaşı ona Photoshop ismini önerdi ve yazılımın bundan sonra dünyaya damgasını vuracak olan ismi keşfedilmiş oldu.
Thomas, Photoshop'un önemi anladığını gören firmalar ile ilk temaslarda zorlandı, çünkü SuperMac'ın PixelPaint ile entegrasyonu planlarını, bir benzeri olan Aldus'un da mevcut uygulamasının varlığı engellemişti, ancak Adobe'nin ilgisi Thomas'ın Ann Arbor'a dönerek yazılımı tekrar çalışmaya devam etmeye karar vermesini sağladı ve John, yazılımın demolarını firmalar ile paylaşmaya devam etti, Thomas'tan programın gelişimine yeni özellikler eklemesini istiyordu, ayrıca bir küçük rehber bile hazırl
Sonunda Silikon Vadisinde Barneyscan isimli bir firma kısa vadeli bir teklifle geldi. Buna göre Barneyscan, slayt tarayıcıları ile birlikte yazılımı ücretsiz olarak Barneyscan XP ismiyle dağıtacaktı. Photoshop sürüm 0.87nin yaklaşık 200 adet kopyası Barneyscan tarayıcılarla dağıtıldı.
John, Applea da Photoshopu tanıtmaya gitti ve yazılım çok ilgi gördü. Mühendisler yazılıma hayran kaldıklarını belirttiler ve Johna birkaç kopya bırakmasını rica ettiler.
Eylül 1988, Knoll kardeşlerin şansının döndüğü aydı. John, Adobe firmasının tasarım ekibine bir demo sunumu gerçekleştirdi ve firma yetkilileri üründen fazlasıyla memnun kaldılar. Özellikle Adobenin art direktörü Russell Brown Photoshoptan oldukça etkilendi. O sıralar Adobenin, Letraset firmasıyla ColorStudio isimli yazılımı geliştirme konusunda anlaşması vardı ancak daha sonra Photoshopun daha çok ümit vaat ettiği kanısı ağır bastı ve Adobe, kısa süre içerisinde Photoshopun dağıtımı konusunda Knoll kardeşlerle bir lisans sözleşmesi imzaladı. 1990 yılının Şubat ayında, 10 aylık bir geliştirilme sürecinin ardından Photoshop 1.0 nihayet piyasaya sürüldü.
Anlaşmadaki en önemli nokta, anlaşmanın dağıtım lisansı üzerine olmasıydı. Adobe uzun yıllar yazılımı satın almayarak sadece dağıttı. Daha sonra Photoshop başarılı biçimde kendini göstermeye başlayınca Adobe yazılımı satın aldı ve ismini değiştirmedi. Thomas, Ann Arborda yazılımı geliştirmeye devam ederken John da Californiada plug-inler yazıyordu. Plug-inlerin de oldukça ilginç bir öyküsü var: Kimi Adobe yetkilileri Johnun yazdığı plug-inlerin ciddi bir yazılımın ayrı bir özelliği olarak lanse edilmesinin yakışık almayacağını, bunların yutturmaca gibi görüneceğini iddia ettiler. Bu yüzden John, yaptığı işleri Photoshopa sinsice sokabileceği bir yol bulmak zorunda kaldı. Zaman içinde bunlar Photoshopun en güçlü araçları haline geldiler.
Photoshopun ilk sürümlerinde birçok hata vardı, hatta birçok kullanıcı 1.0.7 sürümünden sonra Photoshop kullanmaktan vazgeçti. Yine de Photoshopun yakaladığı başarı takdire değerdi ve o zamanlar en büyük rakibi olan ColorStudio yazılımından kolay kullanımı ve verimli program koduyla öne çıkıyordu. ColorStudionun Photoshopta olmayan pek çok özelliği vardı ancak pazarlama konusunda en önemli dezavantajı Letrasetin yazılımı özel kullanıcılar için özel bir uygulama olarak konumlandırmış olmasıydı. Bunun tersine Photoshop, Macintoshu olan herkesin kullanabileceği bir yazılım olarak lanse ediliyordu. Photoshopun bir şansı da, masaüstü yayıncılığın yeni yeni alevlenmeye başladığı döneme denk gelmesiydi. Adobenin gizli silahı Russell Brown, birçok mecrada Photoshopu anlatıyor, demolarını sunuyor, Photoshop diye sıkı bir yazılım var, duydunuz mu? cümlelerinin kulaktan kulağa yayılmasına önayak oluyordu. Artık Photoshop bir dünya standardı haline gelmeye başlamıştı.
Yeni Sürümler, Yeni Özellikler
Photoshopun yeni sürümlerinin üzerinde çalışan tek kişi Thomas Knolldu. Adobe, yeni mühendislere ihtiyaç olduğuna karar vererek Mark Hamburgu kiralamaya karar verdi. Knoll gibi Michigan Üniversitesi mezunu olan Hamburg, daha önce Full Write yazılımı için Bézier Path eğrilerini uyarlamıştı ve Adobe, Hamburgu 2.0 sürümü için Path Adam olarak kiraladı.
Hamburg ile Photoshop 2.0a birçok güçlü araç da katılmış oldu. 2.0ın belli başlı özellikleri arasında Illustrator dosyalarını raster etme aracı, CMYK desteği, duotonlar ve path çizimleri yapılan Pen aracını sayabiliriz. Hamburgun getirdiği ilk ve çok önemli yenilik ise, Photoshopa ayrılan belleğin 2 megabayttan 4 megabayta çıkarılması konusunda getirdiği öneri oldu. Bu sayede yazılım belirgin şekilde hızlı ve stabil çalışmaya başladı. Photoshop 2.0, Haziran 1991de satışa sunuldu.
Photoshop 2.0 ile renk ayrımlarının devrim niteliği ile masaüstü yayıncılık endüstrisi çok hızlı bir şekilde yazılımın önünü açarken, yeni mezun mühendislerin katılımı da Photoshop'un gücünü önemli ölçüde artırıyor.
Bu aşamada Windows platformuna da destek verilmesi gündeme geldi ve ürün Mac ve Windows platformlarına yönelik iki ana grubun sorumluluğuna verildi. Windows tarafının gelişmesi, Thomas Knollun orijinal kodunun tekrar yazılma süreciyle böylece başlamış oldu. Photoshopun 2.5 sürümü hem Mac hem de PC için geliştirilmeye başlandı. Yeni sürüme oldukça önemli yenilikler katılmasına rağmen neden sürüm numarası olarak 3.0 değil de 2.5 verildiği ise tam olarak bilinmiyor. Yeni sürümdeki yenilikler arasında meşhur paletli yapıyı, 16 bit dosya desteğini ve Windows sürümünün çıkmış olmasını sayabiliriz.
Ancak Photoshopun 2.5 sürümünde bir bellek hatası vardı ve anında kullanıcılarından tepki almıştı. Problemin çözümü için teknik ekip anında işe koyuldu, hatta sorunun kaynağına inebilmek için müşteriler tek tek aranarak hangi işi yaparken hangi noktada sorunla karşılaştıkları soruldu ve alınan cevaplar doğrultusunda bir yol izlendi. Problem tespit edilip ortadan kaldırılınca 2.5.1 sürümü geçerli sürüm olarak piyasaya sürüldü. Bu sürümün en önemli özelliği, Appleın yeni ve hızlı çip mimarisi PowerPC ile uyumlu çalışan ilk uygulama olmasıydı. Power PC desteği bir plug-in ile sağlanmıştı.
Daha 2.5 sürümü tamamlanmadan çalışmaları başlanmış olan sürüm 3.0da Thomas Knollun getirdiği bir yenilik, yazılımın tarihinde dönüm noktası oldu. Bu yeniliğin adı Layers idi ve imajları katmanlı bir yapıda birbirinden ayrı tutarak çalışabilme esasına dayanıyordu. O zamanlar Photohop Katili olarak lanse edilen Live Picture da layers desteği veriyordu ve Photoshop 3.0ın özellikleri arasında katman desteğinin geçiyor olması bu özelliğin Live Picturedan çalındığı söylentilerini doğurdu. Ancak gerçekte katman teknolojisi Thomas Knollun uzun süreden beri, hatta Live Picture adını bile duymadan önce üzerinde çalıştığı bir projeydi. Sürüm 3.0, 1994 Eylülünde satışa sunuldu.
Sürüm 3.0ın en büyük gafı, beta sürümlerdeki zaman sınırlayıcı kodun, satışa sunulan tam sürümde unutulmuş olması oldu. Adobe, hemen 3.0.1 güncellemesini hazırladı ve online olarak yayınladı, ayrıca ürünleri ücretsiz değiştireceğini de açıkladı. Birçok kullanıcı problemden haberdar olduğu için bu durum sıkıntı yaratmadan giderildi. Ancak ürünlerini değiştirmeyen ya da güncellemeyen kullanıcılar, 1 Ocak 1995 günü, süresi bittiği için artık yazılımlarını kullanamayacakları uyarısını aldılar. Ancak daha da beter bir durum Japon sürümünün 1 Şubat 1995 tarihinde, yani tam bir ay sonra, süre aşımı nedeniyle çalışmasını durdurması oldu. Anında 3.0.3 güncellemesini yayınlayan Adobe firmasından, bu olaydan sonra birçok mühendis işinden ayrılmak durumunda kaldı.
Firma için prestij sarsıcı bu durumlar yazılıma duyulan ilginin düşmesine neden olmasa da, özellikle Layers desteği yazılımın en güçlü itici motoru haline geldi ve kullananların ilgisini çekmeyi sürdürdü.
Photoshopun Fetret Devri
Photoshop 3.0 çeşitli açılarda üstün bir sürüm oldu. Birçok insan yazılımın daha nereye kadar geliştirilebileceğini merak ediyordu. Mühendis kadrosu iyice genişlemiş, Apple, IBM gibi büyük firmalardan bile isimler tayfaya katılmıştı. Ancak yeni sürüm geliştirme faaliyetleri yavaşlamıştı ve teknik ekip başka projelerde yer almaya başladıklarından ilgi kaybı başgösteriyordu. Ekibin ağır topları Thomas ve Hamburg başka projelere kafa yorarken, Johnston ve iki mühendis Adobeden ayrıldılar. Geliştirme çalışmaları neredeyse durma seviyesine gelince L+++in duruma el attı ve Hamburgun tavsiyelerini göz önüne alarak Photoshopun tüm arayüzünü elden geçirip yenileyecek bir arayüz tasarımcısı kiraladı. Tüm Adobe yazılımlarının arayüzlerinin birbirine benzetilmesi kararı alındı. Bu noktada Hamburg da ikna edilerek Photoshop mühendis ekibine yeniden katıldı. Photoshop kullancılarını yeni sürümde ilginç sürprizler bekliyordu.
Ekibe arayüz tasarımcısı olarak katılan Andrei Herasimchuk, bazı radikal önerilerle geldi. Lemkinin de cesaretlendirmesiyle arayüzde ciddi değişiklikler yapıldı. Kadroda herkes ayrı bir konuya el atmıştı ve Actions, Adjustment Layers, Grid, Guides gibi yenilikler bir bir yazılıma adapte edilmeye başlandı. Bu arada Hamburg, Free Transformu geliştirdi, Thomas Knoll da ekran önbellekleme sistemi ile yazılımın performansını arttırdı. Photoshop 4.0 olacak olan Büyük Elektrik Kedi uykusundan uyanmıştı.
Photoshop'un geliştiricileri daha önceki beta versiyonu "Big Electric Cat"ı yayınladıktan sonra bazı kullanıcılar, yeni özellikleri beğenmediler ve bu değişimlere karşı hayal kırıklığı yaşadılar. Daha sonra test ekibi kendini yeniliklere adapte etti, ancak medya bu değişimlere sıcak bakmadı. Bu olaydan sonra kullanıcılar firma üzerinde e-posta attackı gerçekleştirdi ve 1996 Kasım'ında yazılım piyasaya sunulduğunda ise kullanıcılar genel olarak "Neden eski düzen
Zaman içinde kullanıcılar yazılıma alıştıkça yapılan değişiklikler de onlar için anlam kazanmaya başladı. Herkes yapılanın yerinde olduğunu düşünmeye başlamıştı ve Photoshop 4.0, firmaya büyük bir finansal başarı kazandırdı.
Photoshop 5.0 için çalışmalar, 4.0 sürümü piyasaya çıkmadan önce başlamıştı. Bu sürümün en büyük ve en gizli özelliği, Undo (Geri Al) işlemlerinde radikal bir devrim olacak olan History (Geçmiş) paletiydi. Bu palet, çalışma aşamalarında istenen seviyeye geri dönebilmeyi, belli bir noktaya bakış atıp kalınan noktadan işe devam edebilmeyi ön gören bir özelliği kullanıcıya sunacaktı. Photoshop 5.0, Mayıs 1998de satışa sunuldu. Kullanıcıya getirdiği birkaç yenilik dışında en önemli özelliği tabii ki History paleti oldu. 5.0ın piyasaya sürülmesinden yaklaşık bir sene sonra 5.5 sürümü geldi ve gerçekten kayda değer bir başarı sağladı. Bu sürümde masaüstü yayıncılığın yeni kolu olan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Internete ve Web tasarımına yönelik araçlar da vardı. 5.5 ile birlikte Image Ready 2.0 yazılımı da ilk kez dağıtılmaya başlandı.
Photoshop, 2000 yılının sonlarında bomba bir çıkış yaparak 6.0 sürümünü duyurdu. Metin yazımı konusunda getirdiği yeniliklerle yazılan yazının imajın üzerinde düzenlenebilmesine izin verirken vektör desteği sayesinde harfler her ebatta kırıksız görülebiliyordu. Styles paleti ise imajlara anında kabartma, gölge, dolgu, kontur gibi efektleri uygulayabilmeye olanak veriyordu. Bunun yanı sıra yazılımın Web desteği oldukça güçlendirildi ve Image Ready 3.0 ile birlikte satışa sunuldu. Ayrıca eklenen Liquify (sıvılaştırma) adlı araç da piksellere, sanki imaj sıvıymış gibi davranabilmeye ve ilginç etkiler yaratmaya olanak tanıyordu.
Yeni Bir İşletim Sistemi
Yeni Bir Photoshop
Mac OS X için beklenen en önemli yazılımlardan birinin de Photoshop olduğu yadsınamaz. Adobenin nihayet Photoshopu karbonize ettiğini açıklaması, OS X kullanıcılarının özlemini bitirmiş oldu.
Yeni sürümün yeni özellikleri oldukça fazla. Adobe sonunda Photoshopa bir File Browser eklemiş. Böylelikle depolama birimleriniz içindeki imajların küçük bir önizlemesini görebiliyorsunuz. Seçili imajlar hakkında EXIF (hangi dijital kamerayla hangi pozlama değerlerinde çekildiği gibi bilgiler içeren header) dahil pek çok bilgiye ulaşabiliyor, dosyaları bitmiş iş, prova şeklinde kategorize edebiliyorsunuz. Resimleri tek bir tıklama ile File Browser üzerinden 90 ve 180 derece döndürebilmek mümkün olduğu gibi dosya isimleri de buradan değiştirilebiliyor.
İmajları elden geçirmek son sürümde bir zevk halini alıyor. Yazılıma eklenen yeni Heal (iyileştirme) ve patch (yama) araçları, imajlarda bu güne kadar Clone Stamp ile yapılan iyileştirme çalışmalarında büyük oranda kolaylık sağlayabilecek araçlar. Clone Stampten farklı olarak Heal aracıyla imajın üzerindeki karanlık ve aydınlık alanlara zarar vermeden düzenleme yapılabiliyor. Patch aracı ise seçilen bir alanı, en optimum düzeyde dokulandırırken yine gölgelere ve ışık farkı olan alanlara dokunmuyor.
Yeni versiyon ile Photoshop, Web tasarımı konusunda ciddi bir yenilikçi olmuştur. Image Ready, şimdi 3.0'dan daha gelişmiş bir versiyon olan 7.0'ya yükselmiştir. Artık Photoshop, ImageReady'ın yardımıyla tek bir dokunuşla Web için transparan renklere sahip olan görüntüleri kaydedebilme özelliğine sahiptir. Web tasarımında Rollover butonlar hazırlanması da çok daha kolay hale gelmiştir, bu durum Dither transparanlık sayesinde, herhangi
Photoshopun çalışma alanına yenilikler gelmiş. Örneğin bir bilgisayarın birkaç kullanıcısı varsa bu kişiler kendi çalışma alanlarını kendilerine göre düzenleyip kaydedebilirler. Ya da kolaj için farklı, boyama için farklı araç kombinasyonları hazırlayıp bunları kullanabilmek mümkün. Özelleştirilebilir araç çubuğu ile belli araçları belli işleri yapabilir hale getirip (örneğin her seferinde 3 x 5 oranında Crop yapabilme gibi) bunu araç çubuğuna ekleyebiliyorsunuz. Böylece tek bir seçimle istediğiniz biçimde Crop moduna geçebilmek mümkün.


